26 Ekim 2014 Pazar

Gökyüzü'nün Gecesi

  İstanbul'un gecesi kızıl. Martılar da susmuyor hiç. Karalık,sessiz geceler ilham vericidir,evet.  Kızıl ve sessiz olanlar daha ilham verici.. Biraz serin... Gökyüzüne yazılmış şiirler gibi ; kızıl,huzur verici.Sessiz; ama gürültülü. İşitebilene..
  Martıları çok sevemiyorum durdukları yerde. Ama uçarlarken; öyle yakışıyorlar ki  gökyüzüne,kızıllığına da,maviliğine de.Sesleri içimi ürpertiyordu başlarda.  Ama artık eve dönünce; kulağımda hissediyorum yokluklarını. Boşluğunu süzülmelerinin..
  Artık daha iyi anlıyorum İstanbul şiirlerini.İçimize nasıl işlemiş kendini şehir. Harf harf,satır satır.
  Kızıl,huzur verici. Dışarısı nasıldır bilmiyorum ama pencere kenarı yetiyor geceyi hissetmek için. Serinliğine de sessizliğine de. İşitilebilen bir sessizlik.. Sonra uyuyorum yavaş yavaş.
  Sabah daha başka. Bulutlar kızıldan griye koşuyorlar hızlıca.Sabah ezanı karışırken martıların sesine,acele ediyorum namaz için. Selam verdikten sonra bakıyorum, güneş yavaş yavaş,utanarak ve azcık da kızararak gösteriyor kendini,artık tamamen beyazlamış bulutların arasından.
  İstanbul çoktan uyanmış, belki hiç uyumamış. Gökyüzü hepsinden haberdar. Güneş pek bilmiyor neler oldu, o yüzden sitem de edemiyor İstanbul'a gece yağan yağmur için. O da benim gibi görüyor yağmuru,sabah uyanınca. Yıldızlar uykuya çekilmiş, bulutlar da biliyor neler var İstanbul'da. Geceyi de gündüzü de tanıyorlar.

Gece güzel geçiyor İstanbul'da. Gökyüzü bile farkında..