20 Nisan 2015 Pazartesi

bir sebebimiz var

Gece çökmüş,sarılmış kızıllığına gökyüzü. Camın kenarında seyrediyorum bulutları.
Bir ağaç var. Yapayalnız,yapraksız. Unutulmuş gibi sanki. Martılar kanat çırpıyor hilale doğru. Martılar özgür,gökyüzüne sahipler. Bu sessizlik,bu asalet martıların .
Gerçeğe çağıran ezanlar duyuyorum. Ezan O'nun,ağaç,gökyüzü,martılar O'nun. Çok düşünmüyoruz ama biz O'nunuz.
 Gecenin bir sahibi var. O yalnız ağaç yalnız değil sandığımız kadar. O ezan sebepsiz değil. Secdeye giden bu bedenlerin bir sahibi var. Bu toprağın,bu sessizliğin, bu haykırışların bir sahibi var. Bu gözyaşları,bu karanlıklar,bu kahkahalar sahipsiz değil. O secdeler,o dualar boşa değil.
Bir sebebimiz var,biz O'nunuz.        

19 Nisan 2015 Pazar

bir küçük teşekkür size

Az önce blogdaki bütün yorumları baştan sona okudum da..
Duygulandım,gözlerim doldu. Siz var ya. Siz ne mükemmel insanlarsınız. Keşke her birinizle tek tek oturup kahve eşliğinde sohbet edebilsek.
Nasıl cesaret,özgüven ve gurur sağlıyorsunuz dostlarım bir bilseniz..
Teşekkür ederim hepinize,bana yazmak için güç veriyorsunuz :)

15 Nisan 2015 Çarşamba

Sorular,kahveli sorular

Bir fincan kahveye kaç satır sığar? Bir fincan kahve kaç şarkıda biter? Kaç kelime sığar bir satıra? Peki kaç kelime yeter  kendimizi anlatmaya?
İnsan ne zaman korkmaz yazmaktan, yazdığını okumaktan?
İnsan nerde öğrenir yazmayı,hislerine şekil vermeyi?
Nasıl öğreniyoruz düşünmeyi?
Sorular var,ne zaman buluyorlar cevaplarını?

4 Nisan 2015 Cumartesi

Biraz Karışıkmışım

Çok yazık. Öyle karmakarışık bir hal almışım ki,beni anlatacak şarkı bile kalmamış. Öyle paramparça olmuşum ki, kahve bile toparlayamamış.              
Fantastik gerçeklere yüzüp,gerçeği atlamışım biraz. Aslolanı unutmuşum.
Ejderhadan düşüp hafızamı kaybetmişim. Asamı kırıp Voldemort'a yenilmişim. Sauron'u unutup,yüzüğü takmışım çoktan.
Öyle sevmişim ki, adına sevmek demeye korkmuşum.
Gözlerimi kapamışım, kokusunu çekmişim kahvemin. Bulamamışım doğru kelimeleri, yanılmışım, yalpalamışım. Birkaç hatıra birikmiş gözümün önünde kimisi  kalemimin ucunda, kimi unutulmuş arkalarda.
Uçmuşum,uçmuşum gökyüzüne varamamışım.
Ruhum tırmanmış dağlara,bedenim çıkamamış yataktan cumartesi sabahı. 
İkiye ayrılmışım ben. Birazım uzayda savaşmış, birazım sorularda boğulmuş. Böyleymişim ben de. Hayal ile gerçeklik arasında. Düşünmeden yazmışım, biraz saçmalamışım. Ama böyleymişim.