29 Eylül 2015 Salı

mutluluk yazısı

bu bir mutluluk yazısı.
mutlu olun.
her şey güzel olacak gibi klişe motivasyonlardan değil ama.
hiçbir şey geçmeyecek
hatta daha da kötüleşecek
belki de hiç bitmeyecek
acı çekeceğiz
sinir krizleri geçireceğiz
her şey üstümüze gelecek
ama
öleceğiz.
o yüzden mutlu olun.
mutlu şarkılar dinleyin,
yağmurda ıslanın
ağlayın
mutlu olun
dua edin
kitap okuyun
film izleyin
basit şeyler yapın
kolay şeyler
yorulmayın
endişelenmeyin
polyanna olun demiyorum
sadece yaklaşan sonu görün
mutlu olun çünkü öleceğiz ve geride bir şey kalmayacak
ya da nasıl isterseniz
ağlayın
çünkü  ben bu yazıyı yazarken bir kez olsun gülümsemedim
olsun siz yine de mutlu olun
öleceğiz ya
mutluluk güzel şey

matt wu

        
     ''Matt şimdiye dek gördüğüm en güzel şeydi.''

Sanırım sevgiyi yaşadım.İndirimdeydi,372 sayfa. Kapağında elbiseli bi' kız vardı,yarım haliyle. Kuşlar vardı. Öylesine aldım,ucuzdu,okudum.
Ama sevgiyi yaşadım.
Matt Wu'yu yaşadım.
Bilinmeyen,ucuz bir kitabın sayfalarında okudum onu. Sesini satırlarda duydum yalnız.Onu hatırlatan şarkılar vardı ama ne bileyim gerçek olamayacak kadar güzeldi. 
Öyle güzel sözleri vardı ve öylesine kırılmıştı ki,sevdim.Üzüldüm.Adını tekrar duyabilmek için sayfaları tekrar tekrar karıştırdım.Kitabı tekrar tekrar okudum.
Garipti,Çinli,altın rengi gözleri vardı.Çok kırıldı,çocuktu,yaşlandı,saçları beyazladı.İyi kalpli,saftı,güler oynardı.Çocuksuydu. Ama çok üzüldü.
Ve ben kitabın kapağını her kapattığımda,öldü.Rüyalarımda tekrar dirilene kadar.





18 Eylül 2015 Cuma

yarım kalmış öykü

 




''Şimdi bu küçük sayfayla size bir öykü anlatacağım. Aklımda ne konu, ne karakter,ne tür var.Doğaçlama gidebilmek için bir başlangıç bile yok.Yalnız yazdığım hiç bir kelimeyi silmemeye ve geri dönüş yapmamaya karar verdim. Etrafıma bakınca sarı bir tişört,gülen bir yüz,kurumaya başlamış sonbahar yaprakları çarpıyor gözüme. Ama betimleme yapabilecek kadar derin değiller.Gözlerimi kapatınca galaksiler ve notalar. Mor yıldızlar belki.
Hayal gücümü zorlayıp,karakterler ekleyebilmek için bunlarla fazlalık yapıyorum. Bir cenaze ilanı duyuyorum. Tanıdık değil,ama benimkini duyacağınız günü çok merak ediyorum.Dünyadan ben gittikten sonra yaşanacakları. Bakın bir kuş görüyorum. Doğdu,uçtu,ölecek. Ve işte hayat. Ve hoşgeldinizler. Doğum gününüz kutlu olsunlar. Ve başınız sağolsunlar. 
Karmakarışıklaşıyorum evet, sayfa da bitmek üzere, sanırım tamamlanamadı öyküm.'' 

   Karmakarışıklaşmıştı,evet. Cenaze ilanını duyduktan bir hafta sonra karıştırdığım defterinin son sayfasıydı. Öyküsünü böyle tamamlayabildi. Doğdu,uçmaya başlamıştı ki,öldü. Onun öyküsü buydu,tamamlandı.

13 Eylül 2015 Pazar

aşk üzerine

Sahi,
Aşk ne demektir?
Hani şu çok mükemmel duygu?
Sahi,
Aşık olmak çok can yakıcıysa,
Neden olunur?
İnsan aşık olduğunu nerden anlar,
Ya maşuk, seçilebilir mi?
Sahi,
Aşığım diyenler,
Şiirler mi yazar her gece?
Aşk iki insan arasında mıdır?
Toprağa aşık olunabilir mi, ya da yapraklara?
Aşk bu denli gerekli midir?
Sahi,
Aşık ile Maşuk, kavuşamazsa ne olur?
Aşk gerçekten var mıdır?
Eğer varsa,
Biter mi?
Sahi,

Aşk ne demektir?

5 Eylül 2015 Cumartesi

2 yıl,110 destekçi ve ben.

 
  Ne zaman, bu duygulu sayfalardan sıkılıp,defterimi mizah dolu birkaç cümleye boğsam,biraz sonra utanırım yazdıklarımdan. Sanıyorum ki ben daha duygulu şeyler yazmalıyım,belki kaçık sonlar hatta dramlar. Belki bir yerde,bu beni ve yazdıklarımı kaçınılmaz bir sıkıcı yapıyor olabilir; ama kendimde cicili bicili DIY ürünleri ya da bol GIF’li kitap yorumları yapacak olan o blogger ruhunu göremiyorum dostlarım. Buna karşın kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Yeni şeyler deniyorum, bahsettiğim gibi.  Bana zaman ayırıp, değer veren insanlara, gerçekten güzel şeyler sunabilmek ve bu yolda kendimce bir üst seviyeye çıkmak için çabalıyorum.
Aslına bakarsanız,o ilk seviyeyi bir tık atlattım. 5 Eylül 2013’te blogumu açmadan önce kullanabileceğim bir takma isim düşündüm günlerce. ‘’Una Brayne ‘’ Çünkü korktum kendi adımı kullanmaya. Alacağım tepkiler,eleştiriler neler olacaktı? Korktum.Ama sayısız yorum aldım,sayısız güzel düşünce. Cesaretlendim. Kim olduğumdan korkmamaya başladım ve kendimi ortaya attım. Buydum.Hilal. 2 yıl,110 destekçi,ve ben.
Buraya ilk adımımı attığımda, daha önce beni teşvik  etmiş,destek olmuş bir öğretmen falan yoktu arkamda. Bütün başarı hikayelerindeki o öğretmen. Bense, ergenliğe ilk adımımdaki sorunlarımı yazdığım,şimdi her parçası kül olmuş günlüğümde,kendi kendime sorunlar bulup ağlıyordum. Kimi zaman isyanlar,insanlar,her negatif duygudan çıkardığım birkaç sayfa dram. 
Ergenliğe girdiğimde,bir tek defterim vardı yanımda,duygularımı anlatabildiğim. Beni dinleyen,bir küçük günlük, adı dahi olmayan.Bir de annem. Şimdi ise, o günleri bıraktım,ergenlikten çıkmak üzereyim,belki bitiriyorum ve baksanıza, 110 kişi var burada benimle. 110. O kendini beğenmiş öğretmenlerin yerine,her cümlemde yanımda olmuş 110 insan.2 yıldır bana destek olan,zaman ayıran,okuyan,dostlar,kardeşler. Belki ileride,bir yazar olursam,yine burada olacak dostlar,unutulmayacak arkadaşlıklar.
Teşekkür ederim, 2 yıl, güzel insanlar, nice 2 yıllarımız olsun birlikte. Nice sohbetlerimiz,nice dostluklarımız. Sizi seviyorum,iyi ki varsınız.


4 Eylül 2015 Cuma

u dönüşü

Bir bardak süt. Sessiz sesler. Yeni stresler. Ufak tefek yenilikler yaptım kendimde,kendimce fark ettiğim. Uzun zaman geçti,yayınsız,yazısız,boşluklu,hisli. Daha çok yazmaya karar verdim,yazabilecek yeni şeyler buldukça. Eğer bi' yerlerde umursayan birileri varsa; farklı şeyler denemeye çalıştım. Belki öyküler, belki şiirler. Belki kendimce şeyler. Sonbahar geri döndü, ben de geri dönüyorum.
 Sizi özledim. Sizi seviyorum, sizi gerçekten seviyorum ve iyi geceler..


^^ 💓💓💓💓