23 Nisan 2016 Cumartesi

gözyaşlarını ödeyemezsiniz

Hill adlı kullanıcının resmi



Siz nasıl hesap vereceksiniz?
Neyin hesabını vereceksiniz?
Hangi gözyaşını ödeyebilirsiniz?
Karalanan satırların, atılan çığlıkların, kabusların hesabını mı vereceksiniz? Hangi kalp kırıklığını telafi edeceksiniz, hangi yarayı kapatacaksınız? Ekrana bomboş bakılan saatleri geri mi getireceksiniz?
Tutmadığınız sözleri, bozduğunuz yeminleri mi yenileyeceksiniz?  O sözleri tutmak mı istediniz yoksa?
Karşınızda yıkılan hayatlar var, siz üzen tarafsınız.Siz kötüsünüz yine.
Sen, hiçbir şey söylemeden çekip gitmenin hesabını mı vereceksin?
Sen her saniye özleyen birine, sensiz bıraktığın saatlerin hesabını mı vereceksin?
Her şeyin üstesinden  beraber geleceğiz diyen sen, üstesinden gelinemeyen yokluğunu unutturacak mısın?
Diğeriniz, sen, biri senin için her şeyden vazgeçmişken, ondan nasıl vazgeçtiğini mi anlatacaksın?
Sen,sen diğeri,şu ve sen; siz, sizler?
Böylesine sevilmişken, nasıl sevemediğinizi mi anlatacaksınız?
Verdiğiniz hangi zararı telafi edeceksiniz?
Değer veriyorum dediğiniz insanların bu denli boşluğa düşmesine izin verdiniz, sahi nasıl çıkaracaksınız onları bu boşluktan?
Yok olan hayalleri yeniden mi kuracaksınız?
Umutları geri mi getireceksiniz,zaten zorla elde edilmişken?
Onları,bizi,üzdüklerinizi boğulmaktan nasıl kurtaracaksınız?
Mutlu olduğumuz anların ne kadar uzakta kaldığını belki de ne kadar yalan olduğunu mu itiraf edeceksiniz?
Yeniden sevdiğinize ikna etmeye mi çalışacaksınız? Bir değerimiz olduğuna, hatta mutluluğa mı inandıracaksınız?
Hıçkırıkları mı durduracaksınız? Hangi intiharı önleyebilirdiniz, sebebi sizken? Katili olduğunuz hangi ruha yeniden can verebilirsiniz? Çok kişiyi üzdünüz. Hayır yaptıklarınızın tamamı değil, bunlar bir kısmı ve ben sadece tercümanım. Siz kötüsünüz. Şimdi dağılmış kişiler var arkanızda kalan. Elinizden ne gelir? Düşmüşken itilmeyi,incinmeyi,yok olmayı dilemeyi nereden bileceksiniz? Ne zaman başkası olmayı dilediniz, ne zaman saçlarınızı yoldunuz çığlıklar atarken? Ne yaşadınız yaşattıklarınızdan?
Nasıl olduğunu bilmiyorsunuz, kaybolmayı bilmiyorsunuz.  Hissizleşmek, ruhunu kaybetmek ne demek bilmiyorsunuz. Kötüsünüz, sevdiklerinizi bile paramparça ediyorsunuz. Yaptıklarınızı düzeltmeye çalışmayın, özür dilemeyin. Hiçbir şey daha iyi hissettirmiyor. Ama merak ediyorum; nasıl hesap vereceksiniz?
Siz, hatta tek soruyorum sen;
Hangi gözyaşını ödeyebilirsin?

14 Nisan 2016 Perşembe

bazı zamanlar olur.





Kaç güzel şair kaybolmuştur,sahibine ulaştıramadığı şiirlerini susa susa?
Kaç yazan ruh,gömülmüştür satırlara, kağıtla buluşturamadığı satırlarını susa susa?

 Bazı zamanlar olur, yazacak çok şeyin vardır, kelimelerin olmaz. Hani bazen konuşacak çok şeyin olup kimsenin olmaması gibi. Ya da milyonlarca düşünce kafanı kurcalarken, oturup hiçbirini toparlayamaman gibi.
  Bazı zamanlar olur, neyi sevdiğini,neyden nefret ettiğini karıştırırsın. Hani hiç sevmediğin şarkıyı saatlerce dinlemen gibi. Hani yüzünü buruştura buruştura şekersiz kahve içmen gibi. 
 Bazı zamanlar olur, hayat ne güzel diye mutlu olurken; bazı zamanlar olur, hangi deniz beni boğsa diye düşünürsün.
 Bazı zamanlar olur,ağlamaktan kalbin acır, bazı zamanlar olur gülmekten gözlerin yaşarır.

 Yazacak tonlarca düşüncenin altında ezilirsin bazen, ya da söylemen gereken sözlerin. Sayfalar boş kalır, sen boşluğa düşersin. Dipsiz bir boşluktur ki, kelimelerin yetmez. Satırlar susar hatta küser. 
Bazen öyle şeyler olur. Ne olduğunu kendin de bilmezsin.